11 Şubat 2013 Pazartesi

Güven


Cengiz Erşahin den Günlük İlişkilerinizde dikkate almanız gereken küçük notlar; 

Kendinize Güvenmenin 19 Yolu

Kendinize Güvenmenin 19 Yolu
1-Duruşunuz dik olsun:
Duruşunuz dik olursa, ‘Hayattan korkmuyorum ve hayatı kucaklıyorum.’ demiş olursunuz. Ralph Waldo Emerson’un bir sözünü hatırlayalım: ‘Ne olduğunuz o kadar yüksek sesle konuşuyor ki, ne dediğinizi duyamıyorum.’  
2-İmkanlarınızın elverdiği ölçüde dış görünüşünüzü  iyileştirin:

31 Temmuz 2012 Salı

Pazarlama ve Hizmette Destek Gerekir

Her geçen gün artmakta olan rekabet ortamında, daha iyiyi ve daha farklıyı yapan şirketler bilindiği gibi ön plana çıkıyor. Sadece satışta, sadece hizmette en iyiyi nasıl yaparımı düşünmek elbette ki yetmiyor ve de yetmeyecektir. Bunun dışında, satışın veya hizmetin değişimi ya da hangi konuda şirketin farklılık gerçekleştirmesi planlanıyorsa, bunu uygulayacak insan kaynağının da planlanması ve bunun için gerekiyorsa hazırlanması gerekmektedir. Çünkü satışa veya hizmete konu olan değişimin temelinde insan yatmaktadır.
Sadece, hizmette ve satışta değişelim bir fark yaratalım demekle olmuyor ve olmayacaktır.

10 Temmuz 2012 Salı

Toplantı


On buçuğa on kala Kemal Bey şirketin kapısından içeri girdi. Çalışanlara günaydın diyerek odasına geçti. Odanın kapısını kapadı. Önemli bir işi varsa kapıyı açık bırakmazdı. Demek ki önemli bir e-posta yazacaktı ya da önemli bir telefon görüşmesi yapacaktı.
Saat on buçuk olmuştu. Teknik Servis Müdürü Sinan hazırladığı kahve ile sigara odasına doğru ilerliyordu ki Satın Alma Müdürü Sabri gülümseyerek:
- Keyif yapmaya mı gidiyorsun? Toplanıyoruz. Bir an önce toplantıya hazırlansan iyi edersin dedi.
“Yine mi toplantı” dedi keyfi kaçmış şekilde Sinan.
Sabri:
- Kemal Bey az önce toplantı haberini paylaştı. On bir otuzda toplantı odasında toplanıyoruz.
“Toplantının konusu neymiş” diye sordu Sinan.
Sabri:

16 Mayıs 2012 Çarşamba

GÜLÜMSEMEK VE HOŞGELDİN DEMEK ZOR DEĞİL


Neden gülümsemeli ve hoşgeldin demeliyiz?
Bireylerin günlük yaşantılarında bir gruba ait olma isteği oldukça yüksektir. Bunu da sosyal ortamlarda bulunarak gerçekleştirirler. Bu grublar da bulunmaları da oraya ait olduklarını hissettikleri müddetçe mümkündür. İşte bu yüzden günlük yaşantılarında, kendilerini aidiyet duygusunu yoğun hissettikleri mağazalardan alışveriş yapmaya yönlendirirler.

28 Nisan 2012 Cumartesi

İşimi daha iyi nasıl yaparım?-1


Yönetici – çalışan ilişkinizi sağlıklı olarak sürdürmenin yolu, yöneticinizi işinizi sevmediğinize, işiniz için yetersiz olduğunuza ya da en kötüsü işinizi küçük gördüğünüze dair düşüncelerden uzak tutmanızdan geçer.

Ne yazıkki bu üç temel kural şirketlerde çalışanlar tarafından çoğu zaman göz ardı ediliyor. Örnek mi istersiniz? İşte size iş yerlerinde sıklıkla söylenen, yöneticilerin duymaması gereken cümlelere yedi örnek.
Bu ifadelerin bazıları size zararsız görünebilir. Bununla birlikte duruma bir de yöneticinizin gözünden bakmaya çalışın.
1.     “Bu benim işim değil”

24 Nisan 2012 Salı

MOTİVASYON VE BAŞARI İÇİN 50 YOL


Motivasyon ve Başarı İçin 50 Taktik


Ergün GÜLER tarafından yapılmış bir çeviri sizlere motivasyon ve başarıda yapmamız gerekenleri kısaca anlatmaktadır. Özellikle hedef odaklı çalışan şirketlerin çalışanları için motive edilmek büyük önem taşımaktadır. Bu yüzden attığınız her adımı motivasyon ile sağlayabilirsiniz. Ancak unutulmamalıdır ki bir başkasının sizi motive edici sözleri ve eylemleri sadece %5 etkileyecektir. Önemli olan iç motivasyondur ki, o da sizlerin kendi kendinizi motive etmede ne kadar başarılı olduğunuz ile ilintilidir. 
Motivasyon ve Başarı İçin 50 Taktik
Motivasyon, mutlu ve başarılı olmak için hayati önem taşır. Aşağıdaki ipuçları, kendi kendinizi motive etmenize ve bunu sürdürebilmenize yardımcı olacaktır. Bunlar, pratik ve sonuca yönelik tavsiyelerdir. Uygulamadığınız sürece, genel kültürden öteye geçmeyeceklerdir.
1. HİKAYENİZİ YAZIN

20 Nisan 2012 Cuma

Mağazalarda Toplantı zaman kaybımıdır?


Her noktada iletişimin önemini belirtirken, mağazalarda toplantı yapmanın önemsiz olduğunu söylemek büyük bir hata olacaktır. Özellikle, hedef odaklı koşan bir takımın birbirinden haberdar olmadan çalışması düşünülemez. Bir yöneticinin, çalışma arkadaşlarıyla ortak hareket edebilmesi son derece mühimdir. Bu da sadece toplantı yaparak mümkün olabilmektedir. Yoksa, mağaza içerisinde dolaşmak kaydıyla, yöneticinin her personele ayrı ayrı bilgi aktarması hem yanlıştır, hem de bu kadar harcayacak zamana bir yönetici sahip değildir.